
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye'nin enerji tasarrufu ve sürdürülebilir yapılaşma hedefleri doğrultusunda önemli bir adımı hayata geçirdi. Bakanlığın Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemine Dair Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, 25 Nisan 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandı. Tebliğ, 30 Haziran 2025 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi ve bu tarihten sonra yapı ruhsatı alacak tüm yeni binalar için geçerli oldu.
Yeni düzenlemeyle birlikte, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği (BEP-TR)'de kapsamlı bir güncelleme gerçekleştirildi. Hesaplama metodolojisi bilimsel yaklaşımlarla yeniden ele alındı ve teknoloji odaklı daha hassas bir sisteme geçildi. Bu sayede enerji verimliliği, yapıların planlama aşamasından itibaren dikkate alınan temel unsurlardan biri haline geldi. Yeni yöntemle tasarlanan binaların, mevcut uygulamalara kıyasla ortalama %40 oranında daha az enerji tüketmesi bekleniyor. Bu gelişme, hem bireysel kullanıcıların enerji maliyetlerini azaltacak hem de ülkenin enerji ithalatına olan bağımlılığını düşürecek.
Düzenleme kapsamında, enerji performansı hesaplamalarının doğruluğunu artırmak amacıyla meteorolojik veri altyapısı da genişletildi. Önceden yalnızca 84 meteoroloji istasyonundan alınan iklim verileriyle yapılan hesaplamalar, artık 730 farklı noktadan sağlanan yerel verilere dayandırılıyor. Böylece yapıların bulunduğu coğrafi koşullar daha gerçekçi biçimde değerlendiriliyor ve enerji ihtiyacı daha doğru öngörülebiliyor.
Isı yalıtım uygulamaları da yeni sistemin temel parçalarından biri haline geldi. Artık ısı yalıtım kalınlıkları, yalnızca kış aylarındaki ısıtma ihtiyacına göre değil, yaz dönemlerindeki soğutma gereksinimleri de göz önünde bulundurularak belirleniyor. Yeni sistem sayesinde, ısıtma ve soğutma yükleri dengelenmiş, daha düşük enerji tüketen ve iklime uygun tasarımlara sahip binalar yaygınlaşacak. Yalıtım kalınlığı, bölgesel iklim farklılıklarına daha detaylı belirlenirken, dört mevsim boyunca dengeli bir iç ortam konforu sağlamayı mümkün kılıyor.
Avrupa Birliği’nin enerji verimliliği sınır değerleri esas alınarak yapılan bu değişiklikler, yapı malzemelerinin seçiminden mimari tasarıma kadar birçok süreci doğrudan etkiliyor. Enerji ihtiyacına göre özelleştirilmiş bina tasarımı sayesinde sera gazı salınımlarının azaltılması, karbon ayak izinin küçültülmesi ve çevreye duyarlı yapılaşmanın yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Tüm bu gelişmelerin uzun vadeli etkilerine bakıldığında, yapılaşmanın mevcut hızda sürmesi halinde yalnızca beş yıl içinde (2030 sonuna kadar) sağlanacak enerji verimliliği ile ülke ekonomisine yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlanması öngörülüyor. Bu katkının yıllık ortalama 100 milyon dolarlık tasarruf anlamına geldiği değerlendiriliyor.
Paylaş: